‘Sağlık’ kategorisi için Arşiv

Aşırı Terlemenin Tedavisi ve Nedenleri

Perşembe, 10 Şubat 2011

Aşırı Terlemenin Nedenleri, Aşırı Terlemenini Tedavisi, Aşırı Terleme Neden Olur, Terleme Nasıl Tedavi Edilir, Neden Çok Terliyorum?, Terleme Tedavisi

Terlemenin insanlarda doğal olarak gözlenirken aşırı terleme kişi de sorunlar yaratabiliyor. Terin salgılanması insanlarda sinir sisteminin “sempatetik” denilen kısmının çalışması ile ilgili olup toplumun % 1′inde bu sistem aşırı düzeyde çalışıyor. Özellikle stresli durumlarda bu sistem aşırı çalışıyor ve genel olarak terleme, kış aylarında daha az rahatsız edici oluyor.

Bunun dışında tiroid bezinin aşırı çalışması, böbrek üstü bezinden kaynaklanan bazı hastalıklar, şişmanlık, menopoz, ağır psikiyatrik hastalıklar ve bazı kanserlerin tedavisinde kullanılan hormonlar aşırı terlemeye yol açabiliyor.

Ruhsal ve fiziksel sorunlar
Bakteri üremesini kolaylaştırdığı için aşırı terleme kokuya da neden oluyor. Ruhsal ve fiziksel sorunlara yol açan, sosyal yaşamı zorlaştıran terleme, ellerde, koltuk altında, ayak altlarından, yüzde ve gövdede oluşabiliyor. Terlemenin ellerde olduğunda hem el ile yapılan işlerde güçlük çekiliyor hem de sosyal olarak kişileri rahatsız ediyor. Terleme stresli durumlarda gelişiyorsa ve kişi terlemeden rahatsız ise kısır bir döngü içine giriyor ve terleyeceğini bilerek daha endişeli hale geliyor ki bu endişe de daha fazla terlemeye yol açıyor.

Terlemenin nedeninin saptanması
Terleme tedavisine başlanmadan önce nedeninin saptanması gerekiyor. Terleme sorunu olan kişinin öncelikle kilo durumu inceleniyor. Aldığı ilaçlar gözden geçiriliyor. Hastanın menopozda olup olmadığı araştırılıyor. Endokrinoloji uzmanının yapacağı değerlendirme ile sorunun tiroid bezinden ya da böbrek üstü bezlerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı belirleniyor. Bu durumların hiçbirinde sorun saptanmaz ise doğuştan sempatetik sinir sisteminin aşırı çalıştığı ortaya çıkıyor.

Tedavide ilk olarak genel tedavi yaklaşımları uygulanıyor. Kişinin öncelikle kıyafetini düzeltmeli ve daha hafif giyecekler giymesi gerekiyor. Lokal olarak talk pudrası veya oldukça etkili olan aleminyum klorid içeren solüsyonlar mutlaka öneriliyor. Bazı hastalarda sempatetik sinir sisteminin çalışmasını azaltmak ve böylece de terlemeyi azaltmak için ilaçlar da kullanılabiliyor. Bazı hastalarda strese bağlı terlemeyi kontrol edebilmek amacı ile psikoterapi de öneriliyor.

Uygulanan yöntemler
İyontoforez: Bu yöntemde küçük su banyosu içinde el veya ayaklara hafif elektrik akımı veriliyor. Sık tekrarlanması gereken bu yöntemde; hafif ve orta derecede terlemesi olan hastalarda oldukça iyi cevap alınıyor.

Botulinum toksini: Özellikle koltuk altı terlemesinde kullanılan bir madde olan Botulinum toksini, aslında doğal bir zehirdir ve sulandırılarak tıpta çeşitli amaçlarla uzun zamandır kullanılıyor. Ter bezlerini çalıştıran sinirleri felç ederek etki gösteren madde, terlemeyi 3 – 4 kat azaltıyor. 6 -12 ay gibi uzun aralıklarla tekrarı gerekiyor.

Cerrahi tedavi: Carrahi tedavi özellikle ellerdeki ve yüzdeki aşırı terleme için önerilen tedavi şekli. “Endoskopik transtorasik sempatektomi” olarak adlandırılan teknikle koltuk altından bir delik açılıp akciğer bölgesindeki yüz ve ellere giden sinirlerin başlangıç bölgesi kesiliyor. Ellerde % 99 civarında başarı elde edilirken, ayaklardaki terleme için bel bölgesindeki sinirlerin kesilmesi gerekiyor. Sadece koltuk altı terlemelerinde koltuk altı ter bezlerinin alınması ile iyi sonuçlar elde edilebiliyor.”

Kalorisi Düşük Besinler

Çarşamba, 12 Mayıs 2010

zayiflama

Kilo vermek – Dengeli Beslenme – Düşük Kalorili besinler – Az kalori içeren besinler

Kilo vermek için herkes bir yol dener. Kimileri başarılı olurken kimileri girdiği diyetten başarısız olarak çıkabilir. Kilo vermenin en temel yolu dengeli ve doğru beslenmektir. Doğru besinleri seçmek sizin en büyük yardımcınız olacaktır. İşte kalorisi düşük besinler ve yararları.

Esmer pirinç: B Vitamini deposu olması sayesinde proteinleri, yağları parçalıyor, hazmı kolaylaştırıyor.

Greyfurt: Metabolizmayı hızlandırıyor, vücut durencini artırıyor.

Kırmızı üzüm: Dolaşım sistemini temizliyor. İçerdiği lif, vitamin ve mineraller sayesine kolesterolün düşmesine yardımcı oluyor.

Salatalık: Lif zengini olması sayesinde tokluk hissi veriyor. Ayrıca sağlıklı bir su deposu.

Nar: Hormonları dengeliyor. Bu sayede kilonuzu kontrol etmeniz daha kolaylaşıyor. Ayrıca güçlü bir antioksidan.

Adzuki fasulyesi: (Küçük kırmızı fasulye) Fasulyeler arasında en az yağ oranına sahip. Vücutta daha fazla suyu tutuyor.

Brokoli: Lif ve C vitamini deposu. Ayrıca kilo vermeye yarayan kalsiyum içeriyor. Karaciğere iyi geliyor. Hazma yardımcı oluyor.

Elma: Hafif tatlı, bağırsakları harekete geçiriyor.

Kiraz: Yumuşak bir müshil etkisi yapıyor ve kilo kaybına neden oluyor.

Yulaf: Tok ve şişkinlik hissi veriyor. Bir kase lapası vücutta üç kase su tutmayı sağlıyor.

 alıntıdır.

Kalp Krizi Belirtileri

Perşembe, 25 Şubat 2010

Kalp krizi belirtileri Nelerdir? Kalp krizinin habercisi hastalıklar

Ölüm nedenleri arasında en ön sırada yer alan hastalık kalp hastalıklarıdır. Ve binlerce insan kalp krizi nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Bu nedenle kalp hastalıklarını hafife almamalı, belirtilerini bilmeli ve bu belirtiler görüldüğü anda bir uzmana başvurulmalıdır.

Kalp Krizinin Belirtileri Nelerdir?

Uzmanlara göre kalp krizinin en belirgin özellikleri şunlardır;

- Göğüs Ağrısı
- Baş Dönmesi
- Güçsüzlük
- Nefes Darlığı
- Öksürük
- Şişkinlik
- Başka Bölgelerde Ağrılar
- Huzursuzluk
- Yorgunluk
- Terleme
- Mide Bulantısı ve İştahsızlık
- Hızlı ya da Düzensiz Çarpıntı

Ayrıntılı açıklamalarını okumak için buraya bakınız. Bu belirtiler görüldüğünde lütfen bir uzmana başvurunuz.

Bunları Bilmelisiniz

Salı, 23 Şubat 2010

soruisaretiBunları biliyormusunuz? bence bilmeniz gerekli..

İnternette gezinirken rast geldi, okudum ve gerçekten güzel sizde lütfen sonuna kadar okuyun ve şu ufacık yazının sonuçlarının ne olacağını ve nasıl ortaya çıktığını öğrenin..

• Yemeğe tuz ile başlanırsa beyin tarafından gönderilen bir uyarı sayesinde, midede mukus denilen sindirimi kolaylaştırıcı bir tabaka oluşturduğunu ve midenin sindirime hazırlıksız yakalanmasını önlediğini…

• Yemek yerken yerde oturarak sol ayağı katlayıp sağ ayağı karna çekerek oturulup yenildiğinde, su ile doldurulmuş balon şeklinde olan midenin çıkış kısmını kapatarak yenilen gıdanın tam sindirilmeden bağırsaklara kaçmasını önleyeceğini ve mide dolunca da doygunluk hissi vererek çok fazla yemeden kalkılacağını…

• Yemek yerken yemeğin ortasında su içildiğinde içilen suyun yenilen gıdaların sindirilmesine, gerekli vitaminlerin emilmesine katkıda bulunduğunu ve midede doygunluk hissi vererek az yemeye vesile olduğunu…

• Oturularak ve en az 3 yudumda içilen su, dil ve ağız bölgesinde daha fazla duraksadığından tükürük bezleri için gerekli olan suyun emilimini artırıp anti bakteriyel ve antioksidan etkiye sahip tükürüğün salgılanmasını artırarak ağız ve diş sağlığına katkıda bulunduğunu…

• Uyurken sağ yana dönüp yatıldığında solda olan kalbimizin daha rahat çalışmasına neden olarak, kalbi yormadan dinlenmiş bir vaziyette kalkılabileceğini…

• Tuvalete girerken sol ayakla ilk adım atıldığında kaygan olan zeminde ayağın kayması durumunda sola göre daha güçlü olan sağ ayağın düşmeyi engelleyerek vücudu dengelediğini…

• Banyo yaptıktan sonra ayaklara soğuk su dökmenin kan dolaşımını hızlandırıp sıcak sudan dolayı genleşmiş olan damarların içindeki kanın aktivasyonunu artırarak tansiyon düşüklüğünü önlediğini ve savunma mekanizmasını güçlendirdiğini…

• Kesintisiz uyunan uzun gece uykularının, damarlarda vazodilatasyona neden olduğunu, uyku ortalarında kalkıp el yüz yıkamak (ör: abdest almak) az yorucu egzersizler yapmanın (ör: teheccüd namazı) vazodilatasyonu engellediğini ve daha zinde kalkılabileceğini…

• Bütün bunların, 1600 sene evvel Peygamberimiz (sav) in yaptığı ve ümmeti için de tavsiye ettiği sünnet-i seniyyeler olduğunu biliyormuydunuz.

işte bütün mesele bu..

Saç Kesildikçe Daha Çok Uzarmı?

Salı, 02 Şubat 2010

sacdokulmesi

O’Connor adlı bir yazarın kendi köşesinde yazdığı yazıların bir kitap haline getirilmesi ile ilginç sorulara ilginç cevaplar getirildi. Örneğin bu sorulardan bir tanesi “ Saç kesildikçe daha mı gürleşir? ”

Saçı dökülen ve bu konudan şikâyetçi birçok insan var. Herkesin kendince bir yöntemi, kulaktan dolma bilgiler, ilaçlar, doktor tavsiyeleri vs. Söylentilere göre saçın kısa kestirilmesi saçı gürleştirir dökülmesini engeller. Fakat O’Connor bunun bu şekilde olmadığını iddia ediyor ve yaptığı açıklama ise şu şekilde.

Saçlar kesildikçe daha çok gürleşir mi?
Milyonlarca insanın düşündüğünün aksine saçı kesmek veya uçlarından almak, vücudunuzun herhangi bir yerindeki tüyleri ağdayla almak saç veya tüylerin büyüme hızını artırıp onları gürleştirmez ya da niteliğini değiştirmez. Saç veya tüylerinizin uzunluğunu, niteliğini genetiğiniz ve hormon düzeyiniz belirler

Erkeklerin kel olmaları annelerinden mi geçer?
Eğer, erkekseniz ve anne tarafından dedenizin az saçı varsa ya da hiç yoksa kendinizi kel olma ihtimaline karşı hazırlayın. Zaten kelseniz ve bu makaleyi okuyorsanız çabalamayı bırakın.