Sevgiye Zaman Ver Dinle, Rafet El Roman son albüm, Rafet El roman yeni şarkısı, refet el roman yeni klip
Rafet El Roman 3 yıllık aradan sonra tekrar sevenlerinin karşısına çıkıyor. En son albümünü 2008 yılında Bir Roman Gibi adlı albümle çıkaran şarkıcı, daha sonra Yusuf Güney’le yaptığı düetlerle sevenlerinin karşısındaydı.
Bu albüm Rafet El Roman’ın 10. albümü olma niteliği taşıyor. 1995 yılında başladığı albüm serüveni boyunca büyük bir hayran kitlesine ulaşan El Roman’ın birçok parçası uzun süreler boyunca dillerde yer aldı. Toplam 10 parçanın yer aldığı yeni albümün ilk klibi de Direniyorum adlı parçaya çekildi.
Üsküdara Giderken Yeni Dizi Üsküdar’a Giderken Yeni bölümleri – Üsküdar’a Giderken Dizisi
Üsküdar’a Giderken Dizisinin Konusu
Fedakar bir ev kadını olan anne, hayalperest ve keyfine düşkün bir aşçı olan baba ve onların zaman zaman tatlı, zaman zaman can sıkıcı çekişmeleri arasında büyümüş iki çocuk, işte bizim esas kahramanlarımız.
Büyük kardeş Ayşe, başından mutsuz bir evlilik geçmiş, annesi ile yaşayan, otuzlu yaşlarında genç bir kadındır. Annesi tarafından sık sık ”babasının kızı” olarak nitelendirilmesine rağmen git gide annesine benzemektedir. Öte yandan Anne, yaşlandıkça yeni huylar edinmekte, en yakınındakileri dahi şaşırtmaktadır. Türlü borçlar, sıkıntılar ve sahip oldukları restoran’ın iflasının ardından aile bireyleri birbirinden kopmuş, aynı evin içinde yaşayan yabancılar olup çıkmışlardır. Kötü giden günler, küçük kardeş Erdem’in eğitim almak üzere gittiği İngiltere’den dönmesi ile bitecektir. Her ne kadar diğer insanlar tarafından ”anasının kuzusu” olarak tanımlansa da Erdem içten içe babasına benzeyen, 26 yaşında, hala çocuk kalabilmiş bir hayalperesttir. Ailesinden sakladığı en büyük sırrı yemek yapmaya karşı duyduğu büyük tutku olan Erdem’in bu sırrı pek yakında açığa çıkacaktır. Kimsenin öğrenemeyeceği sır ise Erdem’in hayallerinde yaşayan ve ona bazen yol gösteren bazen sadece olayları izlemekle yetinen babasıdır. Erdem şöyle der: ”Bu bizim tekrar bir aile olmamızın hikayesi” ve hikaye başlar. Hikayemiz boyunca olaylar ile birlikte karakterlerimiz de gelişecektir. Tekrar bir aile olma süreci boyunca, kendi zayıflıklarını, korkularını, hayal kırıklıklarını geride bırakacak ve birbirlerinden güç alarak mutlu olmayı öğreneceklerdir. Bu süreçte onların yanında yer alıp, hayatlarını renklendiren dostları da mevcuttur. Erdem’in süt kardeşi Oğuz, yıllardan beri aile ile birlikte çalışan, artık aileden biri sayılan müzmin bekar Yavuz, yıllar sonra çıkıp gelen Asuman hala ve kızı Leyla.
Bu hikaye onların tekrar büyük ve mutlu bir aile olmalarının hikayesidir…
Hıdırellez kutlamaları, hıdrallez 2011, Hıdırellezin anlamı
HIDRELLEZ
Milletlerin oluşmasında kültürlerin yeri ve önemi büyüktür. Kültürleri oluşturan önemli unsurların başında ise gelenek-görenek, töre, tören ve inançlar gelmektedir. Türk kültürü içinde canlılığını koruyan geleneklerden biri de “Hıdrellez”dir. Hıdrellez geleneği, bir bayram olarak bütün Türk milletinin topluca katıldığı, kutladığı, bir takım töreleri yerine getirdiği bir bahar bayramıdır. Hıdrellez’den sonra yazın geldiği inancını yaşatan Türk toplumu, Hıdrellez’le birlikte artık karakışın geride kaldığını görmekte ve gelecek günlerin tabiatın canlandığı, yeşerdiği bahar ve yaz günleri olduğunu vurgulamaktadı r. İşte böyle bir günü, bir dönüm noktasını “bahar bayramı” olarak bütün imkanlarıyla, duygularıyla, sevinciyle kutlamaya çalışmaktadır.
Hıdrellezin anlamı;
Hızır – nebi inancının dışında Hıdrellez geleneği ile ilgili olarak yaygın olan kanaat Hızır ile İlyas’ın bir araya geldiği günün hatırasına tören yapılmasıdır. Hıdrellez günü genellikle 6 Mayıs’ta kutlanmaktadı r. Bazı yörelerde 5 Mayıs bayram günü, 6 Mayıs Hıdırellez günü olarak kabul edilmekte ve ona göre törenler düzenlenmektedir.Hızır ve İlyas sözcükleri söylene söylene halk ağzında “Hıdrellez” biçimini almıştır. Rivayete göre Hz. Hızır ile Hz. İlyas, “ab-ı hayat” içmişler ve ölümsüzlüğe kavuşmuşlardır. Bu iki arkadaş ab-ı hayatı içtikten sonra; Hızır karadakilerin, İlyas ise denizdekilerin yardımcısı olmuştur. Hızır ile İlyas 6 Mayıs tarihinde buluşurlarmış. Bu buluşma ile birlikte, dünya da yeşilliklere bürünürmüş. Halk arasında Hızır’dan beklenen şeyler ise darda kalanlara, sıkıntıda olanlara yardım etmesi, insanlara bolluk-bereket bahşetmesi gibi hususlardır. Türkler’deki bazı deyim veya atasözleri bunu güzel bir biçimde aksettirmektedir: “Kul daralmayınca / sıkışmayınca Hızır yetişmez.”